12. yüzyılda yaşayan Süleyman Hakîm Ata, Ahmed Yesevi’nin en
sadık öğrencisidir. Müridi olarak sıralamada üçüncü postnişini, fakat
liyakat, istişare, sadakat ve ilme-i ledün de birinci sırada yer almaktadır.
Hikmetleriyle “Yesevi-Hikmet Geleneği”ni dünden bugüne ve gele
ceğe taşıyan ve Türkçeyi halkın çok iyi anlayabileceği bir şekilde kul
lanan Türk dünyasının önde gelen mutasavvıf şairlerindendir.
Hakîm Ata; eserlerini Kur’an-ı Kerim hükümleri ve Hz. Muham
med’in (SAV) hadisleri merkezinde ele almıştır. Hatta öyle ki Hz. Mu
hammed (SAV), miracı esnasında Cenâb-ı Hakk ile bizzat “doksan bin
söz” konuştuklarını aşağıdaki dörtlüklerinde ifade etmektedir. Burada
bahsi geçen “doksan bin söz”, bütünüyle Kur’an-ı Kerim’in “söz var
lığı”dır. Böylece Hakîm Ata -günümüz teknolojisiyle yetmiş sekiz bin
olarak tespit edilen- “Kur’an-ı Kerim’in Söz Varlığı’nı erken dönemde
dile getiren bir mutasavvıf olarak da öne çıkmaktadır:
Ol şol sagat Izim bile razlaşdy,
Biwasyta, togsan müň raz sözleşdi,
Paş kylmadan sözler onda gizleşdi,
Sally ala nebiýin-ul Mustapa.
O şu saatte Allah ile konuştu
Vasıtasız, doksan bin söz sözleşti
Açığa vurmadan sözler orda gizleşti
Salli ‘alâ Nebiyyinü’l-Mustafa
Suleyman Hakim Ata, who lived in the 12th century, was the most
devoted student of Ahmed Yesevi. While he was the third in line as a
disciple, he ranked first in merit, consultation, loyalty, and esoteric
knowledge. He was one of the leading Sufi poets of the Turkic world,
carrying the "Yesevi-Wisdom Tradition" from the past to the present
and into the future with his wisdom, and using Turkish in a way that the people could easily understand. Hakim Ata based his works on the ru
lings of the Holy Quran and the hadiths of Prophet Muhammad (peace
be upon him). In fact, some quatrains even state that Prophet Muham
mad (peace be upon him) spoke "ninety thousand words" directly with
God during his ascension to heaven. These "ninety thousand words"
refer entirely to the vocabulary of the Holy Quran. Thus, Hakim Ata
stands out as a Sufi who, in an early period, articulated the vocabulary
of the Holy Quran, which is currently estimated at seventy-eight thou
sand words using modern technology.