






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>BALKAN TÜRKOLOJİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ, Yıl 2015 Sayı 22</title>
    <link>https://dergi.baltam.org/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2358</link>
    <description>BALKAN TÜRKOLOJİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>ÇANAKKALE ZAFERLERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68644</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68644</guid>
      <author>Reşat GENÇ</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KOSOVA TÜRK ŞİİRLERİNDE ÇANAKKALE SAVAŞLARI</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68645</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68645</guid>
      <author>Nimetullah HAFIZTacida ZUBÇEVÎÇ HAFIZ </author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>CURUMLİYE” - OSMANLI ORDUSUNDA SANCAK’TAN BOŞNAK GÖNÜLLÜ KATILIMLARI (1916-1918)</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68646</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68646</guid>
      <author>Recep ŞKRIYEL</author>
      <description>Birinci Dünya Savaşın ’da Osmanlı Devleti, Almanya ve Avusturya&#2;Macaristan ile beraber Üçlü İttifakı teşkil etmekteydi. Daha sonra,Bulgaristan Krallığı da bu ittifaka katılacaktır. Birinci Dünya Savaşı’nın(1914) ortaya çıkması Yeni Pazar'ın Avusturya-Macaristan tarafındanişgaline (19 Kasım 1915) sebep olmuştur ki bu olaylar nüfus arasında salgınhastalıklara, kıtlığa ve mahrumiyete sebep olmuştur. Nüfus yapısı azalmasınınyanısıra Avusturya-Macaristan, Sancak’ın Müslüman nüfusu üzerine büyükbaskı kurmakla birlikte Birinci Dünya Savaşı ’m Osmanlı İmaratorluğu veİslamiyet’in yok edilmesi için sürdürülen bir mücadele olarak temsil etmeyeçalışmıştır.Yeni Pazar ve Sancak'ın diğer şehirlerinde Osmanlı Ahzı AskerŞubesi'nin gizli yardımcıları ve Avusturya-Macaristan askeri karargahınınanlaşması sonucu olarak gönüllüler askere alınmıştır ve bu konudan, Galiçyave Azerbaycan harekâtlarına katılınca iki erin terhis belgelerini görene kadarhaberdar değildi.Erişilebilen arşiv belgelerine dayalı olarak Romanya, Bulgaristan,Arnavutluk, Kosova, Sancak, Makedonya ile Batı Trakya ’dan Struma Nehri ’nekadar bir bölgede Osmanlı ordusuna gönüllüler toplanması görülmüştür.Toplanan gönüllüler İtalya, Avusturya -Macaristan Galiçya, Romanya,Makedonya, Irak, Filistin, Suriye ve Kafkas cephelerinde istihdam edildiklerianlaşılmaktadır.Ayrıca Galiçya’da, Rusya’ya karşı harekât icra edilmiştir. SırasıylaRomanya harekâtına 6 ’ncı Kolordu, Makedonya harekâtına 20 ’nci Kolordu veGaliçya harekâtına 15 'inci Kolordu katılmıştır. Bu kolorduların eleman ikmaliağırlıklı olarak Balkan Müslüman gönüllülerinden faydalamlmıştır.1916 yılı süresince yerel ağalar ve beyler yardımıyla ‘Din ve imanadına’ ve ‘Türk olan herkes hemen Gürümlülere katılsın’ sloganlarıkullanılarak, 18 ila 50 yaş arasında birkaç bin erkek toplanıp cepheleregöndermiştir.Bu şekilde büyük sayıda Müslüman Gürümlü Osmanlı imparatorluğunmüttefıği olan, ittifak devletleri Alman ve Avusturya-Macaristan askeribirlikleri arasında yer almıştır, Rusya ve diğer İtilaf devletleri askerlerinekarşı mücadele etmiştir. Gürümlüler, Avusturya-Macaristan askeri kıyafetiyanısıra başlarına ay ve yıldızlı fesler de takıyorlarmış. Galiçya cephesinesüresi bir ayı aşmayan askeri talimatlardan sonra gönderiliyorlarmış. Küçükbir sayısı Arabistan’a doğru uzanan cephelere gönderilip önemli sayıdaGürümlü hayatını yitirmiştir. Bazıları esirlik altına düşüp savaştan sonra hayatlarına Türkiye’de devam etmişlerdir. Son olarak, küçük sayıda GürümliiSancak ’a dönmeye başarmıştır.Geriye dönenlerin kaderleri güvensizmiş. Birinci Dünya Savaşın 'dan(1918) sonra kuntlan Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (1918) içinde, öncekisavaştaki faaliyetlerinden ötiirü baskın ve zıtlüme maruz kalmışlardır.Yoksulluk ve intikam korkusu içine kapılıp Gürümlülerin büyük sayısıTürkiye ’ye göç etmek zorunda kalmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TEŞKİLAT-I MAHSUSA’NIN İLK BAŞKANI SÜLEYMAN ASKERİ BEY’İN PORTRESİ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68647</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68647</guid>
      <author>Yücel YİĞİT</author>
      <description>Bu makale, Süleyman Askeri Bey'in Osmanlı Devletimdeki siyasi ve askerifaaliyetlerini konu edinen bir araştırmadır. Bir biyografi çalışmasına dayanan buaraştırma, Süleyman Askeri Bey ekseninde şu sorulara cevap aramaktadır:Çocukluğunun ve gençliğinin geçtiği Balkanlardaki komitacı ve çeteci atmosfer,onun yaşamını ne şekilde etkilemiştir? Çok genç yaşta Teşkilat-ı Mahsusa'nınreisliğine seçilmesinin sebepleri nelerdir? Enver Paşa ile olan ilişkileri nedüzeydedir? Araştırma, Başbakanlık Osmanlı ve Genelkurmay Başkanlığı AtaşeArşivleri ile bir takım, hatıraları temel alarak hazırlanmıştır. Trablusgarp veBalkan Savaşları sırasında görev yapan vatanperver subaylardan oluşan informelyapı, I Dünya Savaşı öncesi Teşkilat-ı Mahsusa bünyesinde formelleşmiştir. XIX.Yüzyılda Balkanlardaki isyanlar Osmanlı yönetici ve subaylarında bir güvenlikalgısı oluşturmuştur. Dolayısıyla yıkılma travması yaşayan subaylar, bu sıkıntıyıortadan kaldırabilmek amacıyla cepheden cepheye koşmuşlardır. Bu bağlamdaSüleyman Askeri Bey de 1912-1915 yılları arasında Afrika (Trablusgarp), Avrupa(Balkanlarj ve Asya (Irak) Kıtaları'nda kendisine verilen görevleri hiçsorgulamadan layıkıyla yerine getirmeye çalışmıştır. Zira onun başarısızlığa hiçtahammülü yoktur. Nitekim 1915'te Irak'ta Ingilizlere karşı uğradığı mağlubiyetihazmedemiyerek intihar etmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title/>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68648</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68648</guid>
      <author>Vladan VIRUEVIC</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ERMENİSTAN’IN TARİHÎ COĞRAFYASI VE ERMENİLER</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68649</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68649</guid>
      <author>Salim CÖHCE</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÇAĞDAŞ TÜRKİYENİN SİYASİ VE KÜLTÜREL DOKTRİNİ VE ONUN BATl BALKANINDAKİ ETKİSİ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68650</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68650</guid>
      <author>Şuada DZOGOVIC</author>
      <description>Bu yazının konusu Osmanlı medeniyetlerinin Balkanlarda retrospektiftarihidir ve onların beşyüz yıl boyunca bu jeopolitik yerin ve Avrasyapiyemontun kültürel ve ekonomik etkileridir. Bu çalışmada. Balkan nüfusununhayatlarında derin bir iz bırakan ve bügün de büyük ve farklı medeniyettopluluğundan miras kalan tarihsel gerçekler gösterilmektedirler.Yazının ikinci kısmında, yazar iddia edilen medeniyet çatışmasıhakkındaki teoriyi eleştirerek inceliyor, özellikle amerikan siyaset adamıSamuel Huntigtonun "Medeniyet çatışması" çalışmasındaki doğaçlamatezlerini inceliyor (Zagreb, 1998). Çalışmada tarihsel diyakroni, tarih vekültür sinkretismi, ekonomik süreçler, dünya fikirleri ve çok gelişmiş insanbilinci temelinde, Huntingtona ve onun gelecekteki medeniyet çatışmasına,daha doğrusu İslam ile bütün dünyanın çatışmasını gösterdigi tezine karşıçıkıyor. Elbette, bu teorinin Yakın Doğuda ve Soğuk Savaşın uzatılmasıylaİbranilerin dünya üstünde tahta çıkmalarının projelerinde kökenleri vardır.Başka bir bağlamda, oryentalist ve siyaset bilimci profesör DarkoTanaskoviçin (Bgd., 2012) kitabı hakkında tartışılıyor. Kitapta kendisi çağdaşTürkiye'nin politik ve siyasi görüntüsünü ve onun Avrupa Birliği üyesi olmasiiçin yaptığı uluslararası ekonomi ve siyaset projelerini inceliyor.Hedef, herşeyden önce, Türkiyenin eskiden Osmanlılara ait olanbölgelere karşı iddia edilen neo-împaratorculuk özlem fenomeni, bazı Balkanülkelerinin çağdaş Türkiye'nin dış politika stratejisi için uygun çerçeve olmasıgerekmediğini göstermektir. Aslında, gerçekçi analizler, Türkiye'ninuluslararası ilişkilerdeki rolünün kaçınılmaz olduğunu ve bu ülkenin gelecekteBatı Balkanın ve Avrupa Birliği ülkeleriyle aktif ortak pozisyonuna gireceğinigösteriyorlar</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EN STRATEJİK KURUMLARI ARACILIĞIYLA İÇİNE SIZILAN TÜRKİYE’DE CHP KURULTAYINI TARİHSEL SÜRECİN IŞIĞINDA OKUMAK YA DA CHP VE MHP’NİN AKİBETİ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68651</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68651</guid>
      <author>Bayram BAYRAKDAR</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MAKEDONYADA HAMAMLARA KADAR TARİH BOYUNCA YIKANMA KÜLTÜRÜ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68652</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68652</guid>
      <author>Fatima FIOXINDafına GERASIMOVSKA </author>
      <description>Makedonya Cumhuriyeti topraklarında yaşayan ahalide yıkanmakültürü farklı dönemler içerisinde gelişmiştir. Bu yapılar ahalinin ihtiyaçlarınıkarşılamak üzere, daha doğrusu dinî yaşam tarzına göre inşa edilmişlerdir.Kamu banyolarının inşatı daima toplumun ileri gelenleri tarafından finansedilmiştir. Çok sayıda keşfedilen (term) kamu banyolarının ve hamamlarınkalıntıları, Makedonya Cumhuriyeti topraklarında geçmişte insan sağlığınaverilen önemi ve kültürün gelişmesini göstermektedir.Bu yazıda, Makedonya Cumhuriyetinde Roma ve Osmanlı dönemiyıkanma kültürüne ve bu amaçla tasarlanan yapılara değineceğiz. Romadöneminde kamu banyoları insanların günlük yaşamında özel bir önemkazanmıştır. Kamu banyoları hakkında bilgileri arkeolojik kazıntılardan veyazılı kaynaklardan öğreniyoruz. Makedonya Cumhuriyeti toprakları üzerinde,Roma döneminden kalan birçok kamu banyosu (thermae) kalıntılarıkeşfedilmiştir. İslam dünyasında hijyen yüksek düzeyde tutulurken vücuttemizliği ve bunun bakımı dinî bir görevdi.Osmanlı döneminde, hijyenin sağlanması için kamu banyoları sayılanhamamlar inşa edilmiştir. Hamamlar, ahalinin günlük yaşamında önemli bir yer almıştır. Yazılı kaynaklarda mevcut verilerden edindiğiniz bilgilere göre,Kratova, Ustrumca, İştip, Ohri, Pirlepe, Eğri Palanka, Struga, Resne,Kavadartsi, Valandova, Manastır, Üsküp ve Dojranda muazzam hamamlarinşat edilmiştir. Üsküp’ün tarihi ve kültür mirasının şahitliğini yapan çoksayıda hamam mevcuttur. Bunların arasında Özellikle, günümüzde resim sergisalonları olarak kullanılan, muhteşem Davut Paşa Hamamı ve Çifte Hamamıyer almaktadır.Osmanlı imparatorluğu ahalinin evlerinde birçok özel ve kamuhamamları inşa edilmiştir. Makedonya Cumhuriyetinin topraklarındagünümüzde bile birçok hamam ve kalıntılarına rastlamak mümkündür.Bunların birçok kısmı hâla, zamanın ve ahalinin ihtiyaçlarına cevapverebilirken, birçoğu yıkılmış ve sonsuza dek yokolmuştur. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title/>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68653</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68653</guid>
      <author>Jovanka DENKOVAMahmut ÇELİK </author>
      <description>Bu çalışma İştip yöresinde İslam kültürü ve medeniyetinden miras kalaneserler üzeredir. Burada öncelikle kapalı çarşı (Bezistan) olmak üzere, Şehrinsaatkulesi ve Hüsameddin Paşa Camii, Hıristiyanlar halkı arasında Aya IlijaKilisesi olarak bilinmektedir.Makalemizde, bu eserlerin tahriş el özelliklerini ve dönemin diğerbinaların mevcut durumu, koruma ve restorasyonu, bu değerli kültür eserlerinyaşatılabilmesi için sosyo-ekonomik ve diğer koşullara bağlı tarihsel verileriele alınacak veya projeler ve faaliyetler yapılması üstlenilmesi hedeflenmektir. Bu tür binalar Balkanlar'da İslam kültürü ve medeniyetinin has birözelliğidir, aynı zamanda bu eserler bölgede çokkültürlü bir birlikteliğinyaşama ifadesidir. Dolayısıyla bu bölgede ki birlikteliğin kanıtı yineHüsameddin Paşa Camii ki hala Hıristiyanlar bu camii Aya Ilija Kilisesiolarak ziyaret edip, özellikle de Makedon kadınların doğum vermek için orayagidip kendi inandıkları ahşap yapılı bir antik anıt üzerine dualarını yapıyorlar.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İSTANBUL MEZAR TAŞLARININ PRİZREN - ŞAYNE MEZAR TAŞLARINDAKİ ETKÎLERİ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68655</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68655</guid>
      <author>Mediha FİŞEKÇİ</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YENİP AZAR’LI DERVİŞ AHMED GURBÎ’NİN HAYATI VE ESERLERİNE BİR BAKIŞ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68656</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68656</guid>
      <author>Nimetullah HAFIZ</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK EDEBİYATINDA SÜLEYMÂN-NÂMELER</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68657</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68657</guid>
      <author>Kadir ALPER</author>
      <description>Klasik edebiyatta gazâvât-nâme, fetih-nâme, zafer-nâme, Selîm-nâme,Süleymân-nâme adlan ile bilinen türlerin esin kaynağı büyük ölçüde Firdevsî’ninŞeh-nâme ’sidir. Söz konusu eserler edebî, tarihî, sosyolojik, antropolojik pek çokbilgiyi ihtiva etmektedir. Önemli bir kısmı dönemlerine şahitlik eden müelliflercekaleme alındığı için ilk elden belge edebî metinler (vesikalar) hükmündedir.Edebiyat tarihimiz içinde hem Süleymân Peygamber hem de Kanunî SultanSüleymân ’ın hayatlarını ayrı ayrı işleyen eserler yazılmıştır. Tümüne müşterekolarak Süleymân-nâme ismi verilmiştir. Süleymân peygamberin hayatını anlatanSüleymân-nâmeler genellikle K ur’ân'da anlatılan kıssalar çerçevesindekurgulanmışlardır.Kanûnî Sultan Süleymân 'ın hayatı etrafında telif edilen Süleymân-nâmelerise Sultan ’ın tahta cülûs ettiği dönemden ölümüne kadar olan safhayı ya da bellibir bölümünde geçen olayları anlatmaktadır. Her iki Süleymân-nâme türü de,birbiriyle bağlantılı olmasa da, daha ziyade Osmanlı Devleti’nin yükselişdöneminde telif edilmişlerdir. Kanûnî döneminden sonra da yazılan Kânünîkonulu Süleymân-nâmeler mevcuttur. Süleymân Peygamberle ilgili olan eserler iseon sekizinci yüzyıldan sonra görülmemektedir. Saltanat sahibi olmaları ve uzunyıllar hüküm sürmelerinin yanında isimlerinin aynı olması, Süleymân-nâmelerinmuhtevalarım zengin kılmıştır.Çalışmada, Süleymân-nâmeler hakkında bugüne kadar yapılmışaraştırmalar hakkında toplu bir bilgilendirme yapılmakla birlikte literatürdebulunmayan Süleymân Peygamber konulu bir Süleymân-nâme hakkında kısa birtanıtım yapılmış; diğer taraftan biyografik kaynaklarda adı geçen ancakmuhtevası hakkında pek fazla bir bilgi bulunmayan Kânûnî Sultan Süleymânkonulu başka bir Süleymân-nâme ’nin muhteva özelliklerinden söz edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÂSIM”A VÜCUT VEREN MÜTEFEKKİR NURETTİN TOPÇU</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68658</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68658</guid>
      <author>Dursun ŞAHİN</author>
      <description>Mehmet Akif, Osmanlı ’nın son dönemindeki manzarayı Safahat adlıeserinde tasvir etmiştir. Safahat, bir şiir kitabı, bir edebi metin olmanın ötesindefikri yapısıyla dikkat çekmektedir. Mehmet A kif Ersoy'un Safahat adlı eserininaltıncı kitabı “Asım ” adını taşımaktadır. Yedi kitaptan oluşan bu eserin diğer altıbölümü, bölüm isimlerinden ziyade ihtiva ettikleri şiirlerin adlarıyla akıllardakalırken, "Asım” bölüm olmaktan ziyade bir ideal olarak, Mehmet Akif Ersoy’unedebiyatımıza ve onun da ötesinde gençliğimize bir mirası gibidir.2500 dizelik tek parçadan meydana gelen ‘A sım ”da toplumun hemenhemen her kesiminden insana yer veren Mehmet Akif; Asım, Hocazâde ve Köseİmam arasında geçen karşılıklı konuşmalarla dünü, bugünü ve yarınısorgulayarak, "Asım”ın fikri altyapısını oluşturur.A kif’in “Asım”da bölüm sonuna tarih olarak, 22 Zilhicce 1337 Hicri tarihve 18 Eylül 1335 Rumi tarih düştüğü görülür. Bu tarih Miladi olarak 18 Eylül1919 tarihine denk gelmektedir. Vatanın dört bir yanının işgal altında olduğugünlerde yazılan bu bölüm, Akif’in Darüİ-Hikmet-i İs lam iye CemiyetVne üye olup,Balıkesir'e giderek Zağanos Paşa Camii'nde vaaz vermesinden öncedir. Akif'in"Asım "da dile getirdiği hususların, yüreğindeki çırpınışın bir tezahürü olduğuaçıktır.Mehmet A kif Ersoy ’u eserleriyle hayatını birleştiren adam olarak tasvireden Nurettin Topçu, onu ayrıca, devirlere, zaruretlere, cemiyetlere göredeğişmeyen, muhitine uymayan, muhiti kendine uyduran, uy durmazsa çarpışan,cemiyeti sürükleyen muvazeneli karakter sahibi olarak nitelendirir. Topçu’nunhayatı ve eserleri dikkate alındığında, A kif için söylediklerinin kendisi için desöylenebileceği görülür.Bu çalışmada Cumhuriyet dönemi Türk fikir hayatının önemlimütefekkirlerinden Nurettin Topçu’nun hayatı ve eserlerinden hareketle MehmetA kif Ersoy’u nasıl anladığı, A kif’in ideal nesli “Asım”a nasıl can verdiği gözlerönüne serilmeye çalışılacaktır</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ESAT BAYRAM’IN “ALİVELİ” HİKAYE KİTABINDA SOSYALLEŞME OLGUSU</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68659</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68659</guid>
      <author>Jovanka DENKOVAMahmut ÇELİK </author>
      <description>Makedonya ’nın tanınmış yazar, şair, eğtimci, çevirmen, gazeteci ve siyasetadamı olan Esad Bayram 1934 yılında Ohri’de doğmuştur. İlk öğrenimini ve ortaöğrenimini doğduğu yerde, yüksek öğrenimini ise Priştine ve BelgradÜniversitelerinde gördü. Mezun olduktan sonra Ustruga kentinin Türk okulundaöğretmenlik ve Müdürlük görevinde bulundu. Emekliğe ayrıldıktan sonra çalışmaalanım tamamen edebiyat, kültür, çevirmenlik ve gazetecilik alanına kendiniadadı.Makalemizde çocuk edebiyatı yapıtları, çocuğun kişilik, toplumsa ve sosyalgelişimine uygun olması gerekmektedir diye düşünürüz. Çünkü çocuk edebiyatıyapıtlarıyla, çocuğun kendisini tanımasına, diğer insanlarla karşılaştırmasına;yaşamda oluşabilecek sorunları kestirmesine, sorunlara çözüm bulmasına;kültürel, toplumsal ve sosyalleşmenin değerlerini anlamasına, eleştirmesi gerekendeğerleri duyumsatmasına olanak sağlayan bir deneyim alanı oluşturur. Buyüzden çocuk edebiyatı eserleri, çocuğun kişilik, toplumsal ve sosyal gelişiminekatkı sağlaması bakımından çok önemlidir. Bu bağlamda Makedonya Türkyazarlarından Esat Bayram'ın ‘Aliveli "çocuk hikaye kitabında çocuksosyalleşmesi açısından incelenmeye çalışılmıştır. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇEDE VURGU</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68660</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68660</guid>
      <author>Mariya LEONTİÇ</author>
      <description>Türkçeyi bilen veye öğrenen kişi Türkçenin vurgusuna önem vermeli.Vurgu dile ayırt edici bir özellik katar. Türkçenin doğal vurgusuna, Türkçeyikonuşan her kişi uymalı. Türkçede üç türlü doğal vurgu vardır: kelimevurgusu, kelime grubu vurgusu ve cümle vurgusu.Bu bildiride Türkçedeki kelime vurgusunun, kelime grubu vurgusununve cümle vurgusunun özelliklerini ve istisnaları işleyeceğiz.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>I. ULUSLARARASI HUKUK VE ÜLKE MEVZUATI BAĞLAMINDA MAKEDONYA ’DA TÜRKÇE EĞİTİMİN STATÜSÜ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68661</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68661</guid>
      <author>Abdülmecit NUREDİN</author>
      <description>Avrupa'da uzun süre politik olarak azınlık haklarını korumak, yaygınlaştırmak, teşvik ve taahhütlerin yamsıra, mevcut yasal çözümler veinisiyatiflerin azınlık hakları konusunda mevcut süreç ve mekanizmalarirdelenmektedir. Bu bağlamda, Ulusal Azınlıklar Çerçeve Sözleşmesionaylanması gibi farklı, lâkin eşit statüde azınlık hakkları standardizasyonukonusunda düzenlemeler mevcuttur.Avrupa Konseyi, bölgesel organı olarak, Ulusal AzınlıklarınKorunmasına ilişkin Çerçeve Sözleşmesi (Çerçeve Sözleşme) kabulü iledesteklenmesi ve azınlık haklarının korunması bağlamında mesafe katetmişoldu. Söz konusu çerçeve sözleşmesini, Makedonya 1997 yılında onayhp,"azınlık" tanımı konusunda, açık ve ortak bir tanımının olmamasından Ötürü,çekince koyup, ülke mevzuatına yer alan “ulusal azınlık” ibaresinikullanmaktadır. Uluslararası hukuk ve Makedonya Cumhuriyeti hukukmevzuatı esas alınarak, Makedonya Cumhuriyetinde ilkokul, ortaokul veyükseköğrenimde Türkçe eğitimin statüsü,çalışmanın esasını oluşturmaktadır. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>RUMELİ’DE TASAVVUFUN - TARİKATLERİN YAYILMASINDA SARI SA LTUK MENKIBELERİNİN ROLÜ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68662</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68662</guid>
      <author>Fadıl HOCA</author>
      <description>Osmanlı imparatorluğu ’nun Rumeli topraklarına girmesiyle buralardaİslam dini ile birlikte dil ve genel olarak İslam kültürü de girmiş, yerleşmiş vegünümüze kadar sürmüştür. Aynı biçimde Nakşibendi, Mevlevi, Kadiri, Sa ’di,Rifai, ve özellikle Bektaşi gibi tüm tarikatler de bura halkı arasında yayılmışve böylece tarih boyunca kent ve hatta köylerde kesin olarak sayısınıbilmediğimiz tekke ve türbeler de inşa edilmiştir.Rum eli’deki tasavvuf-tarikatler hakkında kitap veya makale, Anadolucoğrafyasında göre daha az yayınlanmıştır. Hatta, Rumeli ’de Bektaşilik tarihidışındaki tarikatler hakkında bilgimiz pek fazla sayılmaz. Yalnız Arnavutluktarihi genel olarak Bektaşilikle son derece bağlı olduğu için bu tarikathakkında birkaç kitap ile birkaç makale yayınlanmıştır. İşte yayınlanan bueserlere dayanarak, Bektaşilik tarikatının yayılması konusunda Türk - İslammisyoneri olan Sarı Saltuk’un bizzat çabaları ve efsaneleri Arnavutluk’ta butarikatın nasıl etkin olduğu, hangi tarihlere kadar sürdüğü, hangi tekkelerinnerede inşa olduğu ve bu tekkeler hakkında kimin dede, baba olduğu, kiminyetiştiği, kimin kimden el aldığı ve kimin nasıl eser verdiği anlaşılmaktadır.Arnavutluk’ta yaşayan Arnavut ulusunun dini, siyasi ve kültür hayatındaBektaşîliğin önemli rolü vardır. Hemen hemen her şehirde en az birer Bektaşitekkesi bulunmakta idi. Fakat ne yazık ki XVIII. ve XIX. yüzyılda bu tekkelerintam sayısını belli etmek için, bu tekkeler hakkında bilgimiz çok azdır. Arnavutluk’taki Bektaşilik ayrı bir özellik taşımaktadır, bugüne dek BektaşilikArnavut halkı arasında en çok sevilen ve en çok yayılan bir tarikattır. Arnavutulusu da Bektaşi tarikatının Arnavutlar arasında yayılması konusunda SarıSaltuk efsanelerinin ile menkıbelerinin önemli bir rol oynadıklarınainanmaktadırlar.Sarı Saltuk’un yarı tarihi, yarı efsanevi vaziyeti ciddi bir araştırmayadeğer. Doğru olan cihet, Sarı Saltuk’un büyük bir saygıya mâzhar olduğuBalkanlar’daki Bektaşilik ile Bektaşilik tarikatının yayılmasıyla ilgili sıkısıkıya alakalı olmasıdır</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AHİLİĞİN ARNAVUTLUK’TAKİ UZANTISI VE ESNAF TEŞKİLATLARI</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68663</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68663</guid>
      <author>Metin İZETİ</author>
      <description>Arnavutlar Osmanlı’nın balkanlara gelmesiyle Islamı ve Osmanlıyönetim ve geleneğini kabul etmiş ve büyük ölçüde hayat sistemi olarakbenimsemiştir. Osmanlı toplumsal müesseseleri arnavut toplumunu yenidencanlandırmış ve bölgede söz sahibi kılmıştır. Esnaf teşkilatı tasavvufanlayışıyla yoğurulmuş ve sonuç olarak toplumu maddi ve manevi açıdancanlı tutan hava yaratılmıştır. Bu bildiride osmanlı döneminde arnavutşehirlerinde oluşan bu esnaf teşkilatlarının tasavvufî hamuru ve toplumsalyansımaları sunulacaktır. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SEYYİD NlGÂRÎ’NİN ŞİİRLERİNDE SANEM (BÜT=PUT) MAZMUNU</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68664</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68664</guid>
      <author>Hayrettin İVGİN</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İKİ PRİŞTİNE TÜRKÜSÜNÜN SÖYLENTİSİ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68665</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68665</guid>
      <author>Enver BAKİ</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PROF. DR. BİLGE ERCİLASUNUN YENİ KİTAPLARI</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68666</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68666</guid>
      <author>Taner GÜÇLÜTÜRK</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ALTAYLARDAN ALPERE, URALLARDAN UYGURLARA BİZÎM MASALLARIMIZ: “KARDEŞ MASALLAR”</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68667</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68667</guid>
      <author>Erdoğan Feyzioğlu</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİR HALK ŞAİRİ NASIL İNCELENMELİ</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68668</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68668</guid>
      <author>Nail TAN</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ATASÖZÜ VE DEYİMLERİMİZE FELSEFÎ BİR YAKLAŞIM </title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68669</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68669</guid>
      <author>Nail TAN</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BU SENE 1. DÜNYA SAVAŞI’NIN 100. YILI...</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68670</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68670</guid>
      <author>Mehmet DOĞAN</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“TÜRKÇEM ” DERGİSİ 170 SAYISINA ULAŞTI</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68671</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68671</guid>
      <author>Taner GUCLUTURK</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TALÂT SAÎT HALMAN</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68672</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68672</guid>
      <author>Seda UYANIK</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2014 YILININ TÜRK KÜLTÜRÜ AÇISINDAN BÜYÜK KAYIPLARI</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68673</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68673</guid>
      <author>Nail TAN</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TURAN YAZGAN HOCA’NIN ARDINDAN</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68674</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68674</guid>
      <author>Salih AYNURAL</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ALEKSANDAR POPOVİÇ (1934 - 2014)</title>
      <link>https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68675</link>
      <guid isPermaLink="true">https://dergi.baltam.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68675</guid>
      <author>Darko TANASKOVİÇ</author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


